Süreci Doğru Okuyarak Katılmak
18 Kasım 2017 Cumartesi Saat 07:00
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Kasım Engin

Hatırlayalım; küresel güçler tam 27 yıl önce Ortadoğu’ya köklü bir müdahaleyi geliştirerek kendilerince yeni bir düzen kurmaya çalıştılar. Ancak biliniyor ki Ortadoğu dünyanın diğer alanlarına çokta benzemiyor. Dünyanın diğer alanlarda kimi bilimsel ve sosyolojik araştırma ile müdahale edilebilinmektedir, ancak Ortadoğu’ya gerçekleştirilecek her hangi bir müdahale daha derinlikli bir hazırlığı gerekli kılıyor.

Sonuç itibariyle, yaklaşık 30 yıl önce yapılan müdahale halen sonuç almaktan uzaktır. Bu bir gerçeklik. Diğer bir gerçeklik ise küresel sermaye güçlerinin daha fazla kar elde edebilmek için Ortadoğu’yu mutlaka değişime uğratma istemlerinden vazgeçmemiş olmalarıdır. Bu ise çatışkı ve çatışma demektir. Ve Ortadoğu’da sular bunun için durulmuyor ve durulmayacağa da benziyor.

Dikkat edelim, küresel güçler kendi sistemlerini bölgeye oturtmak için akıl almaz yol ve yöntemlere başvurdular. En barizi zamanında Saddam’ı Kuveyt’i sürerek ardından ipini çekmeleri olmuştur. Diğer önemli bir adımları Çekiç Güç oluşturmalarıydı. Böyle sırasıyla onlarca adımı tek tek sıralamak mümkündür. 11 Eylül saldırıları, 2003 yılında Irak’a müdahaleleri, BOP projeleri, Erdoğan’ı Türkiye’nin başına getirerek yaklaşık yüz yıllık Kemalist rejimi hizaya çekmeleri derken Arap Baharı, DAİŞ ile kemik kırma hareketini sağlamaları ve saire ve saire.

Ancak onca denemeye, çabaya ve para dökmelere rağmen küresel güçler gördüler ki; Ortadoğu yumuşatılmadan, anti demokratik ve despot yapılar geriletmeden küresel sermaye rahat dolaşamaz, yaşadıkları kriz ise aşılamaz. Ve yine gördüler ki; bölgede bizatihi kendilerinin oluşturdukları anti demokratik, despot, tekçi, ulus devlet yapılarını en fazla ayakta tutan iki güç İran ve Türkiye’dir. Bu bağlamda eğer Türkiye ve İran değiştirilip dönüştürülmeden bölgenin tümünün altı üstüne de getirilirse, kürevi güçlerin projeleri hayat bulamaz. Onca emek ve para dökmeler ise sonuç getiremez.

Dikkat edelim; bu durum Ortadoğu için yeni bir durumu ifade etmektedir. Kürevi güçler kendi çıkarları için daha kapsamlı bir müdahale sürecine girmişlerdir. Ve müdahalinin tam göbeğinde TC devleti ile İran bulunmaktadır. TC derken özelde Erdoğan ve onun faşist zihniyeti bulunmaktadır.

Özcesi, Ortadoğu’da olup biteni dar pratik politikalarla ele almak eksik ve geri değerlendirmeleri kendisiyle birlikte getirebilir. Biliyor, Ortadoğu’da gerçekten de mezhep çelişkilerini kaşıyarak siyaset yürütmek isteyen güçler vardır. Bu güçlerin en bilinen ve aktif aktörü İran ve Erdoğan’dır. Yine Ortadoğu’da milliyetçi siyasetlerin de bir etki gücü bulunmaktadır. Ancak bilelim ki eğer Ortadoğu’da büyük fotoğraf görülmek isteniyor ise, yapılması gerekli olan temel çelişkiyi görmektir. Temel çelişki kürevi güçlerin politikaları ile bölgesel güçlerin politikaları arasındaki çelişkilerdir. Ve başat olan çelişki ise tam da bu çelişkidir. Ve esas görülmesi gerekli olan bu çelişkidir. Bu çelişkiyi gözeterek politikalar oluşturmak daha fazla sonuçları beraberinde getireceği ise açıktır.

Dikkat edelim, Suudi’de Erdoğan yanlısı prensler götürüldü. Yine Erdoğan’a yakın duran Barzani de. Erdoğan gibi bukalemun bir kişiliğin fırsatlar doğduğunda en yakınlarının götürdüğünü bu işin tabiatıyla uğraşanlar iyi bilirler. Barzani’yi ortada bırakarak kendince İran ve Irak’ı yanına çekerek, güya kürevi güçlere karşı tedbir geliştirmek amaçlıdır bu ortada bırakma. Tuhaf olarak görülen ve değerlendirilen durumun kendisi ise, esasta ABD’nin sayın Barzani’ye destek sunmayarak ortada bırakmış olmasıdır. Ancak fotoğrafın bütününe bakıldığında Erdoğan’a o kadar yakın duran bir Barzani’nin frenlenerek Erdoğan’a uzanan bir damarın kesilmiş olması rahatlıkla görülmesi zor değildir.

Özcesi, Suudi’de, Katar’da, Güney Kürdistan’da, Lübnan’da, Suriye’de olup bitenlerin tümü yine daha etkili bir şekilde geliştirilen Mısır-Suudi-BAE-Ürdün ve Libya derken giderek Filistin’de Hamas’ın İran ekseninde çıkarılmasını İran ve TC’nin yani Erdoğan’ın hedeflenmesi olarak ele almak çokta yanlış olmayacaktır. Bu duruma bir çok cephede kuşatılmaya alınan Erdoğan ve yandaşlarını da eklersek esasta yeni blokun Erdoğan için ne anlama geldiği kendiliğinden anlaşılacaktır.

Durum bu iken, özelde biz özgürlükçü Kürtler ile Ortadoğu’yu demokratikleştirmek isteyen güçlere düşenler yok mudur?

Bilelim ki, onca yeni gelişmeye yol açan temel güç Ortadoğu’da ve özelde de Suriye’de DAİŞ gibi faşist bir yapıyı durduran özgürlükçü güçlerin dirayetli ve direnişçi durumlarıdır. Hele hele karanlık güçlerin kendilerine başkent olarak belirledikleri Rakka’nın özgürlükçü güçlerce özgürleştirilerek, karanlık yapılara inanılmaz darbe vurmalarıdır.

Bu gerçekliği bilerek özgürlükçü güçlerin tarihin bu önemli anında tarihe yön verme noktasında çok daha ileri düzeyde katkıda bulunacakları açıktır. Küresel güçler elbette kendi çıkarları için Ortadoğu’yu değiştirmek isteyeceklerdir. Kürevi güçler en çok hedef tahtalarına ulus devleti en katı bir şekilde uygulayan iki gücü oturtmuşlardır. Bunlar; İran ve Erdoğanlı Türkiye’dir. Her iki güçte sömürgecidir. Her iki güçten de bölge büyük çekmektedir.

Özgürlükçü güçlerin ise kendi hedefleri vardır. Bu hedefleri ise halkların kardeşliği temelinde Demokratik Ulus projesiyle halkların ortak yaşam projeleridir. Bu projelerini bugünlerde Suriye’nin kuzeyinde orada yaşayan halklarla nasıl pratikleştirmeye çalıştıklarını az çok herkes görmektedir.

Evet, tarih her zaman böyle imkanları özgürlükçü güçlere sunmaz. Hele hele egemen güçlerin bu düzeyde bir birleriyle bu kadar çelişik hatta çatışmalı olma durumlarını ise çok az sunar. O zaman bu özgün ve özel durumu iyi görerek, iyi okuyarak tüm gücümüzle halkların demokratik birliğini Demokratik Ulus anlayışıyla kurabilmek için öncelikli olarak faşistlerin ve karanlık ruhların başı olan Erdoğan rejimini bir an önce yıkmak için tüm varlığımız ve gücümüzle bu tarihi an’a yüklenerek faşizme bu kez geçit vermeyelim.  

Kasim Engin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Cudî Şengal
Du gel û du rê

ARAMA