Kasım Engin
Fare File Mi Çarptı?
06 Ağustos 2018 Pazartesi Saat 05:55

Ortadoğu’nun Ali Kıran Baş Kesen’i namı diyar faşist TC devleti ve onun faşist lideri Erdoğan’dır. Faşist devlet adına Erdoğan ve bu arada faşistin yavrukurtları olarak kalas tipindeki Mevlut Çavuşoğlu, kafası çalışmayan Binali Yıldırım, ruhsal olarak az gelişmiş Süleyman Soysuz derken bu minvalde seyreden düzine akıl sağlığı yerinde olmayan kompleksli kişilikler.

Dile getirdiğimiz faşist kişilikler hem Ortadoğu çapında hem de Türkiye çapında herkese hem laf yetiştiriyor, hem de hakaret yağdırıyorlar. Öyle ki, hızlarını alamayan bu faşist klik dünyanın diğer yakasındakilere de aynı biçimde hödleme hakkını kendilerinde görüyorlar. Gerekçeleri ise, bu millet bin yıllardır bir devlet olarak yaşamış, kimsenin önünde diz çökmemiş ve asla kimseye karşı ise boyun eğmemiş ve geri atmadıkları gibi, dünyanın üç kıtasında ise at koşturtmuş olmaları imiş.

Allah vekil, dünyanın üç kıtasında at koşturtarak herkese yaşamı cehennem ettikleri doğrudur. Gittikleri her yere vahşetlerini götürdükleri de. Hatta ana babalarını katlettikten sonra köle olarak getirdikleri evlatlarını, bu kez eğiterek yeniden ana baba topraklarına birer katil olarak gönderdikleri de. Evet, dünyanın üç kıtasına vahşet götürdükleri doğrudur. Ve üç kıtada herkesi biçtikleri, herkesi korkuttukları ve herkesi tehdit ettikleri de doğrudur.

Şimdi de aynı kültürden geldiklerini iddia edenler ve yeniden aynı kültürü tüm Ortadoğu’ya hakim kılmak isteyenler, yeniden aynı vahşetle, aynı vahşi yol yöntemlerle halklara saldırıyorlar. Tanklarıyla, toplarıyla, uçaklarıyla ve de insansız hava uçaklarıyla coğrafyamıza saldırıyorlar. Coğrafyamızda bu hödlemelere karşı hızla geri adım atan ülkelerin sayısı çok fazladır. Öyle ki kimi zaman hödlemeleriyle birçok çevreyi teslim bile alabilmektedirler.

Bunlara örnek vermek saymakla bitmez. Biraz hödleme, biraz ekonomik tehdit, biraz hakaret, biraz sınırlarına tank ve top yığma iradi olarak zayıf olanları teslim almaya yetiyor. Örnek mi, Güney Kürdistan’a karşı geliştirdikleri hakaretler ve ardından ise şimdi PDK’yle teslim alma temelinde geliştirdikleri ilişkiler. Ve daha da fazlası…

Benzer bir şekilde Avrupa’nın sayılı devletlerine karşı da aynı Ali Kıran Baş Kesen rolünü oynamışlardır. Merkel hanımı nasıl teslim aldıklarını dünya görmüştür. Benzer bir şekilde saldırı ve hödlemelerini Hollanda başbakanına karşı da görmüştük. Ve tabii Avrupa’nın sözde insan hakları ve demokrasi savunucularının nasıl teslim alındıklarını da.

Kimi zaman ise bu faşistler sert kayalara çarpmışlardır. Sert kayalara çarptıklarında, kuyruğunu bacakları arasına alıp saklayanlar gibi, kimi zaman da kuyruklarını saklamışlardır. Buna örnek İsrail’e karşı hödlemeleri gösterilebilir. Ve tabi nasıl Mavi Marmara meselesinde önce; “Türkiye’de otorite bizsek biz zaten gitmelerine izin verdik”... demiş, kuyruk saklamaya başlayınca bu kez; “Siz gitmek için bu ülkenin Başbakanına mı sordunuz?” diyerek, Mavi Marmara turunu örgütleyenlere onca hakaret yağdırmıştı. Ve tabi en meşhur kuyruk sallamayı Ruslara karşı, Uçak Krizi’nde görmüştük. Önce hödlemiş ardından ise Putin’in kantarı ağır çekince hiçbir şey olmamış gibi davranmış, peşinden ise bir yolunu bulup dört ayaküstünde durmasını başarmıştır.

Şimdiler ise fare ile filin savaşına tanık oluyoruz. Hödlemeler nereye kadar gidecek onu göreceğiz. Ancak bu kez sanki dağ fare doğuracak gibi. Bir yandan siyasi baskıları Fil düzeyindeki Trump ve hempaları tırmandırırken, kamuoyu önünde Ali Kıran Baş Kesenleri ise hırpalamaktan çekinmiyorlar. Yine diğer yandan ekonomik olarak faşist rejimi sıkıştırdıkça sıkıştırıyorlar. Öyle ki şimdiden Dolar 5 Lira’nın eşiğini geçmiştir. Ve bu gidişle nerede duracağı ve faşist rejimin bunu durdurulabileceğini de hep birlikte göreceğiz. Ve tabi Trump ile hempalarının türlü türlü gerginlikleri, sıkıştırmaları da cabası.

İfade ettiğimiz gibi şimdilik hödlemeler sürüyor. Ve bu hödlemeler nereye kadar gidecek göreceğiz. Ancak faşist rejimi ve faşist lideri tanıyan herkes biliyor ki, bu kliğin en büyük ustalıkları hep bir kedi misali dört ayaküstünde durmalarıdır, durabilmeleridir. Elem edip, kulem edip bir yolunu bulmaları, özünde kişilerindeki ilkesizliklerinden kaynaklıdır. Bukalemunlara sıklıkla benzetilen bu klik, ahlaki değerleri tanımamaktadır. Nerede ve nasıl kiminle yatacakları ve kalkacakları ise belli değildir. En çıkılmaz bir anda bir cambaz misali şimdiye kadar torbada tavşan çıkarmasını başarmışlardır.

Evet, bugüne kadar böyle olmasına böyle olmuştur. Ancak şimdi görünürde bir papaz meselesinden dolayı, köşeye sıkışmışlardır. Daha çok bir kapana kıstırılmışlardır. Böyle oldukları halde, bugüne kadar kimseye pabuç bırakmadıkları, asla ve asla taviz vermedikleri, tehditlerle kimsenin onları köşeye sıkıştıramayacaklarını ise söylemekten geri durmamaktadırlar. Geri durmaya durmasalar da, Deniz Yüce için de faşist lider, “ben bu ülkede cumhurbaşkanı oldukça, bu kişi zindandan çıkmayacak” demiş ancak kapalı kapılar ardından Merkel hanımla yapılan pazarlıklarla aniden, Deniz Yüce serbest bırakılmıştı.

Bukalemunlar her renge ayak uydururlarmış. Ve belirtelim ki Erdoğan ve şürekâsı tüm bukalemunlara taş çıkartacak türden bukalemundurlar. Hem de yeşil, kara ve de beyaz faşist türünden.

Fare bu kez fena sıkışmış. Çünkü Fare bu kez File çarpmışa benziyor. Farelerin hödlemeleri bu kez ne kadar sürecektir? Fareler aynen bildiğimiz kuyruk sallayıcıları gibi kuyruklarını bacaklarının arasına alıp bön bön sallayarak, geri mi çekilecekler? Yoksa “Bir Türk dünya bedeldir” diyerek, hödlemeye devam mı edecekler?

Bekleyip göreceğiz. Ancak yine de belirtelim ki, bu kez gerçekten de Fare Fil’e çarpmışa benziyor!

Kasım Engin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html