İdlib Başlangıcı ve Türk Devletinin İflası
Makaleler / 29 Ağustos 2018 Çarşamba Saat 08:07
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKP/MHP iktidarın yürüttüğü Suriye politikasın da bir çıkmazın içine girdiğini İdlip üzerinde yapılan antlaşmalarda görülüyor.

AKP/MHP iktidarın yürüttüğü Suriye politikasın da bir çıkmazın içine girdiğini İdlip üzerinde yapılan antlaşmalarda görülüyor.  Gelinen noktada diktatör Erdoğan çetelerinin idlib’te son demlerini yaşamaya başladığını iyi görmek gerekir. Bir haftadır süren Rusya, ABD ve Türk devletinin İdlib üzerindeki görüşmelerin Türk devletinin aleyhine gelişeceği aşikardır. Niye çünkü Türk devletinin Suriye politikası iflas etmiştir. İflas etmiştir çünkü bu güne kadar Rusya ve ABD başta olmak üzere kendi çıkarları doğrultusunda Türk devleti ile ittifak halindeydiler. bu ittifaklar doğrultusunda Afrin Türk devletinin işgaline uğradı. Rusya, ABD ve İran’ın İdlib üzerinde yapılan görüşmelerde Türk devletinin İdlib’te çıkması gerektiği yönündeki açıklamalar önemlidir. Bu güne kadar ittifakları olan ülkeler tarafından yalnızlaştırılması demek Suriye politikasında da iflas noktasına gelindiğini söylemekte yanlış olmaz.

Yapılan ittifaklar doğrultusunda Her ne kadar Afrin işgali ile gündem de yer tutmuş olsa bile aslında  Suriye komplosu İdlib’de başladı, cihatçıların çoğunluğu Suriye’ye İdlib üzerinden sokuldu ve silah yardımı buradan yapıldı ve yapılıyor. Halep, Lazkiye ve Şam arasında çok önemli bir kesişme noktası üzerinde kaldığı için ekonomik ve askeri açıdan stratejik bir öneme sahip. Buradan saldırılar düzenlendi. Onun için İdlib’in düşmesi durumunda cihatçıların kontrol ettiği hemen hiçbir bölge kalmayacak, bu doğrultuda cihatçıların farklı alanlara yerleştirmesi de planların arasındadır. Türk devletinin desteklediği cihatçılar farklı alanlara kaydırılsa bile İdlib sendromunun etkisinden kurtulamayacaklardır.

Türk devletinin Kürt’leri yok etmek için hayata geçirdiği Suriye politikasının başına bela olacağını söylemek doğru olur. Türk devletinin Suriye politikası başka devletlerin ittifakları doğrultusunda gelişti ve eyleme geçirildi. Bu gelinen aşamada eğer ittifaklar Türk devletinden desteklerini çekerlerse ki çekecekleri gibi görünüyor. Bu aşamada Türk devletinin Suriye politikası da iflasa doğru gidecek. Geçmişe bir göz attığımızda Erdoğan’ın “sıfır sorun” propagandasıyla başlayıp  “Dış mihraklar Türk devletini bölmeye çalışıyor” söylemiyle devam ederken “hepimiz aynı gemideyiz gemiyi kurtarmamız gerekir” söylemiyle Suriye politikasında gelinen noktayı göstermektedir. Evet Erdoğan İdlib’te Türk gemisinin her taraftan su almaya başladığını iyi görmektedir. Bunun için kendini kurtarma arayışına girecektir. Diktatör Erdoğan Suriye politikasıyla birlikte bütün Ortadoğu’ya hakim olacağının hayaliyle yola çıktı. Bu gün gelinen nokta da ise Türk Devleti’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik çıkmaz, başta ABD olmak üzere Rusya’nın politika değişikliği Erdoğan’ın hayal kırıklığına uğrayacağını gösteriyor.

Son bir haftadır başlayan İdlib görüşmeleri her ne kadar net bir sonuca varılmamış olsa bile İdlib’te Türk devleti, Rusya, İran ve ABD arasında büyük bir kaos çıkacağı ihtimali çok yüksek. Çünkü İdlib Suriye’de kilit nokta konumundadır. İdlib bir geçiş noktasıdır. Bütün geçişler buradan yapılarak Suriye’nin alanlarına yerleştirilmiştir. Bununla birlikte Türk devleti ve Erdoğan bütün çetelerini idlib’e yerleştirerek başta Kürtleri katletme ve Suriye üzerindeki hakimiyetini kalıcılaştırmak için bütün kirli oyunlarını devreye koymuştu ve koymaya devam edecektir ama Erdoğan İdlib’e yerleştirdiği çetelerini oradan çekmek zorunda kalacaktır. Türk devletinin İdlibe yerleştirdiği çeteleri İran ve Rejim tarafından terörist olarak görülmektedir. Türk devleti burada yapacağı iki şey var. Ya çetelerini İdlib’ten çekecek yâda İdlib’te kalarak kendi sonunu hızlandıracaktır. Her iki seçenek te Türk devletinin iflasını getirecek seçeneklerdir.

Diktatör Erdoğan’ın Gemisi İdlib’te Batacak

Bu seçenekler doğrultusunda baktığımızda Türk devletinin bundan sonra İdlib üzerinde yapacağı planların artık yer edinemeyeceği kesindir. Çünkü ABD, Rusya ve İran Türk devletine karşı stratejik değişikliğe gitmiş. Bu devletlerin söylemlerinden de anlaşılacağı üzere Türk devletiyle Suriye üzerinde yaptıkları ittifakların son bulmaya yönelik olduğu izlenimi ortaya koyuyor. Afrin nasıl ki devletlerin ittifakıyla işgal edildiyse ve bu düzeye gelmişse İdlib te de Rusya ve İran’ın Türk devletini yalnız bırakmalarıyla diktatör Erdoğan’ın İdlib’le birlikte Suriye ve Kürt politikası son bulmaya yüz tutacaktır. Çünkü ABD’nin ekonomik ve siyasi yaptırımları, İran ve Rusya’nın Suriye politikasındaki değişimler ve Türk devletinin içinde bulunduğu ekonomik kriz AKP/MHP iktidarının İdlib’te boğulacağının somut örnekleridir. Diktatör Erdoğan ekonomik krizin içinde boğuşurken “hepimiz aynı gemideyiz bu gemiyi batman kurtarmamız gerekiyor” demişti. Erdoğan ve çetelerinin bindikleri Suriye gemisinde kim kurtaracak? Erdoğan’ın bindiği gemi İdlib’te su almaya başladı. Bunu da unutmamak gerekir su almaya başlayan bir gemi batmaya mahkumdur.

Sara Gulan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke

TAGS(ETIKETLER): AKP  MHP  ABD  TC  IDLIB  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.