Kriz Miriz Yokmuş Aslında
Makaleler / 26 Eylül 2018 Çarşamba Saat 11:02
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Krizin olmadığı bir ülkeye göz atalım önce.

Ekonomik göstergeler bir yana, doların gittikçe değerinin artması. Bununla birlikte TL’nin değer kaybetmesi. İşsizlik oranlarının gittikçe artması. Enflasyon çift hanelerde ilerlemeye devam ediyor. Cari açık her geçen gün artıyor. Fakat iktidara göre her şey güllük gülistanlık. AKP iktidarı döneminde devlete ait ne varsa elden gitti. Elde kalanlar ise yavaş yavaş, persel parsel yabancılara peşkeş çekiliyor. ABD’nin yaptırımları doğrultusunda başlayan Dolar’ın yükselişiyle birlikte TL’nin değeri gittikçe sıfırlanıyor.

TL’nin düşüşüyle birlikte iş yerlerinin, şirketlerin, dükkânların kepenklerinin kapanmaya başlaması ile birlikte başta gıdaya olmak üzere her şeye her gün zam yapılması krizin göstergesi değildir aslında. Bunun yanında İthalat ve ihracatta son yılların en düşük seviyesi yaşanırken artık alışverişin TL üzerinden değil de Dolar üzerinden yapılması tartışmaları alıp başını alıp gidiyor. Evet, Kriz miriz yokmuş!

AKP iktidarı döneminde devlete ait yüzlerce fabrika özelleştirilirken, kalan fabrikaların kapılarına ise kilit vurulmaya başlandı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yayınladığı raporda son bir yılda 1.077 fabrikanın kapandığını bildirdi. Fabrikaların kapanmasıyla birlikte yüzlerce işçinin işten çıkartılarak işsiz bırakılması krizin olmadığının göstergesidir aslında. Evet, kriz miriz yokmuş

 AKP iktidarı döneminde tarımın sistematik olarak bitirilmesi sonrası Türkiye, arpa, buğday ve mısırını bile ithal eder hale gelmiş durumda. 2002 yılından bu yana yaklaşık 42 milyon buğday ithal eden Türkiye, bunun karşılığında tam 13 milyar dolar ödedi. AKP 2002'de iktidara geldiğinden bu yana 3 milyon hektardan fazla tarım arazisi ise ortadan kalktı. Veriler her yıl daha da kötüye giderken, Türkiye buğday ve arpada gittikçe dışarıya daha fazla bağımlı hale geldi. Bu bağımlılıkla birlikte Türkiye kendi arpasını ve buğdayını da dışardan almış olacak. Oysa Türkiye bir tarım ülkesidir. Ve bu tarım ülkesi gittikçe çoraklaşan bir çöl halini alacağının sinyalini veriyor.  İktidarın politikaları doğrultusunda tarım bir yandan çoraklaşmaya doğru ilerlerken bir yandan da Un fabrikalarına ihtiyaç kalmayacağı için Diyarbakır, Batman ve Mardin’de 65 fabrikanın kapılarına kilit vurulması da krizin olmadığını açık açık gösteriyor.

‘Türkiye Güllük Gülistanlık’mış

Sadece tarımda değil son üç ayda İnşaat sektörü son dönemlerin en kötüsünü yaşamakta. 135 milyon ton üretim kapasitesinin olduğu sektörde 70 milyon ton iç pazarda, 12 ile 13 milyon ton ise dış pazarda tüketiliyordu. Ancak gelinen noktada iç pazar tüketimi azalırken, ihracata giden miktarın ise 35 ile 40 milyon tona çıkarılması beklenmekte. Böylesi bir durumda dahi milyar dolarlık satılamayan bir kapasite oluşması da kaçınılmaz olacaktır. Ekonomik krizden ilk etkilenenlerin başında İnşaat sektörü gelmektedir. İnşaat sektörünün krizden etkilenmeye başlamasıyla birlikte ev, daire satışları durma aşamasına geldi. Öyle olunca da çimento satışları, beton satışları son bir ayda yarı yarıya düştü. Yani talepte yüzde 50’ye varan bir daralma oldu. Günlük satışı 5 bin ton civarında olan bir çimento fabrikasının satışı şu anda 2 bin 500 ton civarında olması, gelinen noktayı net bir şekilde ortaya koyuyor. Son olarak da Erdoğan tarafından yayımlanan bir kararnamede, ülke sınırları içinde 1 milyon dolarlık mülk sahibi olma şartı 250 bin dolara çekilmişti. Kararın, yüksek kredi faizleri ve döviz kurundaki ani yükseliş nedeniyle iflasın eşiğine gelen inşaat sektörünü kurtarma peşine düşmüş. Bir yandan kriz miriz yok diyor, bir yandan da içinde düştüğü krizden nasıl çıkacağının hesaplarını yapıyor.

Sadece tarım ve inşaat sektöründe değil, büyük şirketlerde de kriz hissedilmeye başlandı bile. Kriz den tek etkilenmeyen Erdoğan’ın şirketçikleri, sarayı ve holdingleridir. Onun için rahatlıkla kriz miriz yok diyebiliyor. Doğrudur kriz onu etkilemedi. Onu etkilemeyecektir de çünkü halk varken krizin diktatörü etkilemesi çok da doğru olmaz. Ekonomik kriz dışında siyasi bir krizin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin Suriye politikasında girdiği çıkmazın içinden İdlib’te boğulmaktan nasıl çıkacağının hesabını yapan, bütün ekonomisini savaşa yatıran bir diktatörden başka ne beklenebilir? Erdoğan’ın kriz miriz yok dediği ülke acaba Türkiye’ midir diye düşünmeden edemiyor insan. Her şeyin güllük gülistanlık olduğu bir ülkede yaşıyoruz da biz mi bilmiyoruz.?

Sara Gulan

 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Turkiye  ekonomik  kriz  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.