Güney Kürdistan’da MİT’in Ajanlaştırma yöntemleri deşifre oldu
Haberler / 21 Aralık 2019 Cumartesi Saat 07:00
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HABER MERKEZİ – Türkiye’de ceza alıp Güney Kürdistan’a gelen Kürtler Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) hedefinde. Türkiye’de ceza almış ya da halen dava dosyaları devam ettiğinden AKP-MHP hükümetinin baskılarından kaçarak Güney Kürdistan’a yerleşenlere “dava dosyanızı düşüreceğiz” diyerek ajanlık dayatmasında bulunduğu, bunun sonuçsuz kalmasıyla birlikte tehdit ve şantaj dahil her türlü yöntemi kullandığı ortaya çıktı.

Sistematik olarak Kürdistan’da Kürt halkının kültürel ve ahlaki değerlerini dejenere etmek için çok yönlü çalışmalar yürüten Türk devleti Türkiye’de ceza almış ve dava dosyaları olduğu için Güney Kürdistan’a kaçan Kürtlere dönük  “dava dosyasını düşüreceğiz” diyerek ajanlık dayatmasında bulunduğu, bunun sonuçsuz kalmasıyla birlikte tehdit ve şantaj da dahil her türlü yöntemi kullandığı bilgisine ulaşıldı

 

MİT’in ajanlaştırmaya çalıştığı M.S. Ajanlık dayatmasını şu ifadelerle anlattı:

Güvenlik kaygılarından kaynaklı ismini vermek istemiyen M.S Güney Kürdistana nasıl geldiğini,yaşadığı zorlamaları ve kendisine nasıl ajanlık dayattığını  şu şekilde ifade etti.

“Aslen Şırnaklıyım. 2 yıl önce Bakurê Kurdistan’dan Güney Kürdistan’a geldim. Devletin baskılarından dolayı maddi olarak sorunlar yaşadım. Hakkımda örgüt üyeliğinden dava açıldığı için, asılsız ve yalan suçlamalardan bir çok dosya açıldığı için ayrılmak zorunda kaldım. Öğrenci olduğum yıllarda 15 yıl ceza aldım ve ceza evine girmemek için ailemi bırakıp güney kürdistana geldim, burada çok zorlanmalar yaşadım. Burada bir kafeteryada çalışmaya başladım. 23 Kasım 2019 tarhinde 05061154728 numaralı telefondan bana bir mesaj geldi. Bana Ankara’dan ulaştığını söyledi ve kendisiyle çalışmamı istedi. Devletin üst düzey bir yetkilisi olduğunu söyledi ve ajanlık teklifinde bulundu. Başta birinin şaka yaptığını sandım, ama sonra benim ve ailem hakında, nerde oturduğumu söyledi. Adını söyledi ve bana maddi manevi yardımda bulunacağını, onlarla çalışmazsam annemi ve babamı tanıdığını ve onlara her türlü zarar vereceğini söyledi. Ailemin iyiliği istiyorsam onlar için çalışmamı dayattı. “Örgütsel konularda ve PKK kadroları hakkındaki faaliyetleri, bildiğin, gördüğün, duyduğun ne olursa bizimle paylaş.” dedi. Ama ben kabul etmedim.”

 

‘Güney Kürdistan’da MİT’e ait 28 birim var’

Ajanlık dayatmasını kabul etmediğini söyleyen M.S. devamında şu ifadelere yer verdi: bana MİT’in Güney Kürdistan’da 28 birimi olduğunu söyledi. Ajanlığı kabul edersem o birimlerle beni tanıştıracağını söyledi. Özellikle PKK kadrolarının yanına gidip onlar ve çalışmaları hakkında bilgi almamı istedi. Bunu yaparsam Güney Kürdistan’da ve Kuzey Kürdistan’da da bana yardımcı olacağını söyledi. Profesyonel çalışan biri olduğunu ve can güvenliğimin ön planda olacağını söyledi. Şimdiye kadar birçok kişiyi ajanlaştırdığını ve eğittiğini söyledi. Onunla çalışırsam korkmamamı ve soğukkanlı olmamı söyledi. Ben hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimi söylediğimde de tehdit etmeye başladı. Aileme zarar vereceğini söyledi. Kabul etmezsem beni Güney Kürdistan’da da barındırmayacaklarını söyleyerek defalarca tehditlerde bulundu.”

 

 ‘MİT Zaxo, Süleymaniye, Hewlêr ve Maxmur’da ajan ağlarını güçlendirmek istiyor’

MİT’in ajanlık dayatmasında bulunduğu gençlerden biri olan M.S. Zaxo, Süleymaniye, Hewlêr ve Maxmur kampı başta olmak üzere Türk devletinin zulmünden, fiziki jenositlerden kültürel soykırımlara kadar her türlü kirli politikadan dolayı göç etmek zorunda kalan Kürt halkının ahlaki olarak çöküşünü hedefleyen Türk devletinin bu tür yöntemleri sıkça kullandığını şu sözlerinde ifade etti: “Güney Kürdistan’da MİT faaliyetleri çok fazla yürütüldüğünü duymuştum. Mücadeleyi kıramadığı yerlerde halkı onursuzlaştırmak için ajanlaştırma yöntemlerine baş vuruyorlar. Özellikle Süleymaniye, Hewlêr, Zaxo, Duhok ve Maxmur’da ajan ağlarını genişletmek istiyorlar. Bunu bana ajanlık dayatmasında bulunan kişi söyledi. Kendileriyle çalışan herkesin çok rahat bir hayat sürdüklerini ve istedikleri her şeye sahip olduklarını anlattı. Bana da maddi ve manevi her koşulu sağlayacaklarını söyledi. PKK’nin bulunduğu yerleri tespit etmemi, onlarla yakınlaşıp haklarındaki bilgileri öğrenmemi ve gerisine karışmamamı istedi. Ben kabul etmedim.”


Önce dayatma sonra tehdit

MİT’in Güney Kürdistan’a yerleşen Kürtlerin çoğuna ajanlık teklif ettiğini söyleyen M.S: “Baskı ve zulümlerden kaçarak Güney Kürdistan’a yerleşen yurtsever Kürtlere ulaşıp ajanlaştırmak istiyorlar. Bunu da Kürt mücadelesine karşı başarısız oldukları için yapıyorlar. Onurlu hiçbir Kürdün iradesini kıramıyorlar bu yüzden ajanlaştırıp onursuz bırakma istiyorlar. Bana nasıl ulaştığını sorduğumda elinin uzun olduğunu ve istediği her yere ulaşabilecek yetkisi olduğunu belirtti. ‘Devlet olarak istediğim her yere ulaşabilirim, devlet olmak böyle bir şey’ diyerek ikna etmeye çalıştı. Anne ve babamın hayatını önemsiyorsam onlarla çalışmamı söyledi. “Karar senindir ailen ve sevdiklerin üzülür. Sana bir fırsat veriyoruz, dava dosyanı düşüreceğiz” dediğini belirtti. M.S. Sözlerini sözlerinin devamında ise: “Benim gibi Kürt gençlerinin çoğunu böyle kandırarak düşürmeye çalışıyorlar. Ajanlaştırmaya karşı her yurtsever Kürt dikkatli olmalıdır.” dedi.

 

‘Yurtsever gençler ve aileler hedef alınıyor’

Siirt’te bulunduğu sırada hakkında açılan 3 dava dosyasından haksız yere ceza almamak için ailesini bırakıp Güney Kürdistan’a geldiğini söyleyen K.D., MİT’in kendisine ulaşarak ajanlık dayatmasını şöyle anlattı:

“Aslen Siirtliyim. 5 çocuk babasıyım 2009-2010 yılları arasında hiçbir gerekçe olmadan 5 kez gözaltına alındım. Hakkımda hiçbir kanıt olmamasına rağmen bana “örgüt üyesisin” diyerek hakkımda örgüte üye olmak bahanesiyle dosya açıldı. Ama örgüt ile hiçbir bağlantım yoktu, normal bir yurtsever olarak BDP içerisinde çalışmalarda yer alıyordum. Gözaltına alındığımda şantaj, tehdit ve psikolojik baskılara maruz bırakılıyordum. Bu da bende kötü psikoloji yarattı. Son olarak hakkımda 10 yıl hapis istemiyle dava açtılar. 4 yıl önce Güney Kürdistan’a geldim. Haksız yere yargılanmak istemiyordum. Uzun süredir bir kafede çalışıyordum. 10 Aralık 2019 tarihinde telefonuma bir mesaj geldi. Bana Ankara’dan ulaştığını söyledi ve numaramı güneyli bir arkadaşından aldığını söyledi. Ajanlık teklifinde bulundu.”

 

‘Çocuklarının zarar görmesini istemiyorsan bizimle çalış’

Ben ilk başta ciddiye almadım ve inanmadım. Ama daha sonra gönderdiği mesajlarda dava dosyamın numarasını söyledi ve MİT olduğunu anladım. Tekrar ajanlık teklifinde bulundu. Örgüt üyeliğinden arandığım dava dosyamın kapanmasında yardımcı olacağını, ailemin yanına tekrar dönebileceğimi söyledi. Türkiye’deki aranmalarımı da kaldırabileceğini söyleyerek kendisiyle çalışmam halinde araba, ev, özel telefon vb. Maddi yardımda bulunacağını ve Güney Kürdistan’da bulunan MİT üyeleriyle beni tanıştıracağını belirtti. Ben kabul etmediğimde ailemi ve çocuklarımı tanıdığını, tek tek isimlerini ve nerede olduklarını söyledi. Onların zarar görmesini istemiyorsam ajanlık yapmamı istedi.” 

 

Hiçbir Kürt bu kirli dayatmaları kabul etmemelidir

Onurlu her Kürt bu tür oyunlara gelmemesi gerektiğini belirten K.D son olarak şunları söyledi:

K.D: “Mesaj atan kişi bana Ankara’dan ulaştığını ve devlet yetkilisi olduğunu söyledi. Bana etrafımda duyduğum şeyleri onlara aktarmamı istedi. Özellikle de PKK hakkında önemli bilgiler varsa onlara iletmemi istedi. “Çocuklarının geleceği için bizimle çalış” diyerek ailemin ve çocuklarımın güvenlikleriyle tehdit edildim. Ama ajanlık ve işbirliğini kabul etmedim ve onurumdan ödün vermedim. Hiçbir şekilde bunu kabul etmeyeceğimi söyledim ve beni bir daha rahatsız etmemesini söyledim. Bu şantaj ve ajanlık dayatmasıyla irademizi teslim almak istiyorlar. Onursuzluğu ve ahlaksızlığı kabul etmedim. Eğer etseydim zaten çocuklarımı bırakmazdım.

Kürdistan gençlerine ve halkına her yerde el uzatıyorlar. Kadın veya erkek olsun kendi ağlarına düşürmeye çalışıyorlar. Hiçbir Kürt bu kirli dayatmaları kabul etmemelidir. İsterlerse ölümle tehdit etsinler, isterse çocukları ve aileleriyle tehdit etsinler. Kendi halkına, kültürüne ve değerllerine ihanet etmemelidir. Her türlü baskı ve ajanlaştırmaya karşı onurlu ve dik durabilmeliler. Ne pahasına olursa olsun direnmeliyiz.”


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR

ARAMA